KahramanmarasISTANBULGAZIANTEP Kahramanmaras Istanbul Gaziantep

Gazeteler


Köse Yazisi

Ece Temelkuran

"bir sonraki dalgada Ece de kesin içerde"..

"METRIS'in önünde durdum / Hasretin yerlere vurdum / Ben daglarda uçan kustum, uçan kustum..." Vakit geldi, gürültü yapmanin zamanidir. Sokaklara alismak gerekecek, artik belli oldu.

Belli oldu vicdan yok, utanmak yok, sirazesi patlamis bir hinçla geliyorlar üzerimize. Son düsünce kirintisini yok edinceye, hepimiz bos gözlerle ve dilimiz disarida onlarin emirlerini bekler hale gelinceye kadar...

Önümüze attiklari ekmek için tüm kalbimizle sükredinceye kadar...

Gözlerinin içine bakmaktan korkup boynumuzu bükerek durana kadar...

Onurumuz, gururumuz, haysiyetimiz, omurgamiz iyice bükülene kadar.

Üzerimize gelecekler.

Vakit geldi, hazirlanin.

"Yok artik, o kadarini da yapamazlar" dediginiz seyleri yapacaklar.

Saksakçilarini bile "Bu kadari da fazla" dedirtecek seyler olacak.

Belli oldu, bundan sonra iyi haber gelmez mahkeme kapilarindan.

Vakit geldi. Sahlandilar. Yöneticilerin bile yönetmedigi bir zamana girildi.

KÜF GIBI, PAS GIBI...
Bir garip organizma ele geçiriyor simdi ülkeyi. Küf gibi, pas gibi, rutubet gibi, için için...

Dizginleri yöneticilerin elinde olmayan baska türlü bir sey bu. Sinsiler, küf gibi, pas gibi, rutubet gibi sessizler.

Adli adinca çikmiyorlar ortaya yüzlerini göstermiyorlar.

Hayalet gibiler, etrafimiz çoktan sarilmis. Kadrolariyla, pusulariyla, yosun tutmus sabirlariyla geliyorlar.

Allahin adini pis agizlarinda geveleyerek, gözyaslarini gevis getirerek geliyorlar.

"BASBAKAN BILE DURDURAMAYACAK ONLARI" Vakit geldi, siki durun. En büyük baskan Basbakan bile durduramayacak onlari.

Çünkü yillardir çevrelediler iktidar koltugunu.

Iktidar koltugu hariç her yeri ele geçirdiler.

Tahta kurtlari gibi agir agir...

O iktidar koltuklarinda oturanlar biliyorlar: Koltuklari havada duruyor, onlarin omuzlarinda.

Kipirdasalar düserler.

Delikanliligin, kabadayiligin, bitirimligin siniri da buraya kadar iste.

Vakit geldi, neyiniz varsa koyun ortaya. Beklediniz degil mi bunca zaman. Birileri, bir seyler durdurur bu gidisi diye.

Öyle olmayacak. Anlamiyor musunuz, Ahmet'i aliyorlarsa, Nedim'i götürüyorlarsa, denizin sonuna gelindi. Kara göründü hanimlar beyler, kapkara, en kara, zifiri kara göründü.

Vakit geldi, nefesinizi uzun yola göre ayarlayin. Artik sasirmayin, dona kalmayin hayretten.

Bundan sonra neler neler olacak. Saka gibi olacak her sey her seferinde ve her seferinde çok ciddi olacak hepsi.

Insani güldürecek kadar saçma sorular soracaklar ve güldügünüzde suratiniza yiyeceksiniz tokadi.

Tipki darbelerin küçük askerlerinin hep yaptigi gibi.

Her fasist her kahkahayi üstüne alinir çünkü.

Vakit geldi, toparlayin agzinizi, ürkütmeyin fasist vakvaklari Vakit geldi. Eski hikâyeleri hatirlayacaksiniz.

Babamin 12 Mart darbesinden sonra avukatlik yaptitgi davalardan biriymis. Bir ögretmene sormus gazeteci Fethiye'de: "Hocam tursu yapmak mi zordur, darbe yapmak mi?" Ögretmen cevap vermis: "Tursu yapmak daha zordur. Çünkü tursu için vasifli hiyar gerekir. Darbe için birkaç vasifsiz hiyar yeterlidir." Ögretmen böyle bir espri yapti diye yillarca hapis cezasiyla yargilanmis. Komik degil mi? Bu komikliklerin hepsi iste bizim de basimiza gelecek, geliyor. Insanin hiç de gülesi gelmiyor.

Vakit geldi. Raki bardaklarini kaldirip içerideki arkadaslarimiz için içecegiz. Disarida oldugumuz her günü suçlulukla yasayip, güldügümüz her seferinde dudagimizi kirip onlari hatirlayacagiz.

Telefon numaralarini çevirdigimizde buz gibi bir kadin sesi "Aradigigniz numaraya su an..." diyecek.

Artik arkadaslarimiza ulasamayacagiz.

Çünkü vakit geldi.

Vakit geldi. Artik bagir bagir bagirmanin zamani. Çünkü hava kursun gibi agir. Yeter artik: Ba bagir bagir!